25 Kasım 2015 Çarşamba

ŞEHADET İKLİMİ



   Şehid ! Allah'ın 99 isminden yalnızca birisi ...
Şehid ! Herşeye şahid olan, herşeyi hakkıyla gören, bilen ve muamelesini buna göre yapan birisi ...
Şehid ! Her iklimde hazır ve nazır olan bir arslan yüreği ...
   Allah katında; makam da, mevki de, zenginlikte, fakirlikle birer ölçü değildir. Allah'ın biz topraklardan istediği yalnızca O'na dost olan selim kalplerdir. Böyle bir insan olmanın elbette bedelleri vardır fakat aynı zamanda en çetin belalarda dahi asla yalnız ve dayanıksız kalmamak demektir. İşte size İslam'ın ilk şehidi Hz.Sümeyye (r.a.) ...

   Müslüman olarak yaşadığı zamanlarda payına düşen imtihandan o da nasibini almıştı.
Mahsenlere kapatılmıştı, zincirlere bağlanmıştı, aç bırakılmıştı ... Ama hiçbir işkence onu İslm'ı savunmaktan alıkoymuyordu çünkü arslanın dişisi de arslandı !
İşkenceyi arttırdıkça Hz.Sümeyye ve ailesinin artık tahammülünün olmadığını düşünüyorlardı. Tam da bu anda Ebu Cehil, Hz.Sümeyye'ye “Allah'ı ve Peygamber'i inkar etmesi karşılığında onu affedeceğini bildirdi” ... Sümeyye gücünü topladı ve ağzında kalan son damlalarla Ebu Cehili'in suratına tükürdü ! Mızrağını tuttuğu gibi Sümeyye'ye fırlatan Ebu Cehil, sümeyye için mevsimlerin değiştiğini bilmiyordu. Bilemezdi !
   Sümeyye için kış bitmiş şehadet ikliminin ilk cemresi düşmüştü. Mertebelendi... Ve sonsuz kudretin yanına doğru kanatlandı. Kim bilir nasıldı binbir iklimden bile farklı olan şehadet ikliminin güneşi ? Ebediyyen uçsuz bucaksız bir özgürlüğe kanat açmıştı Sümeyye ... Peki ya onu şehid eden kin ?

   İşte Sümeyye'yi şehid eden o kin asırlarca hiç eksilmedi... Her devirde bir Ebu Cehil çıktı ve nice Sümeyye'leri katletti. Onlarda ki o kin hep tazeydi... Peki ya bizde ki iman ?

   “BİZ GÖLGEYİ GÜNEŞE TERCİH EDİP CENNETİ CEHENNEME TERCİH EDEMEYEN TOPRAKLARDIK”
    Birgün öleceğimizi değil o kutlu iklimin güneşine varmanın planını kurmalıydık .. Kurmalıyız.
Madem ölüm bir defa gelecekti o da neden Allah için olmasındı ? Ölünecekse O'nun uğruna ölünsündü ...

    İnşAllah birgün öleceğiz ... Ölümsüzlüğe öleceğiz... Evet biz ÖLECEĞİZ ama onlar da KAZANAMAYACAKLAR ..




                         


                                                                                                      YUSUF CİHAN YEL

28 Ekim 2015 Çarşamba

Allah’a ve Resulüne Savaş Açan Okunmuş Kapitalistler

Onlar Allah adını koydukları bir puta tapıyorlar.  Kuran’ın Allah’ına bizim iman ettiğimiz Allah’a değil!
Bakara 278-279:”Ey iman edenler, eğer iman edenlerdenseniz Allah’a takvalı davranın ve bunu Riba’yı terk ederek gösterin! Şayet bunu yapmazsanız bu size Allah ve Resulünden bir savaş ilanıdır! Lakin tövbe ederseniz anaparalarınız size aittir. Haksızlık etmezseniz, haksızlığa uğramazsınız…”
Kuran’da sadece burada Allah doğrudan savaş ilan eder. Peki neden? Çünkü riba, toplumsal çöküşün temel nedenidir. Bütün bankalar birer riba kuruluşudur. Kısacası kapitalizmin en büyük ibadeti ribadır.
Bugün sözde dini bankacılık adı altında, ribayı “ticaretle mukayese ederek” meşrulaştırma işi yapanlar, savaşa hazır olsunlar.
Amerika’dan korktuğu kadar Allah’tan korkmayan ve kuldan utanmayan hocalar serbest piyasa kaidelerini din, dolar paritesini iman, servet ve iktidarı itikat edinmişler.
Ve bu düzenin böyle gitmesine izin vermeyeceğiz!

Mgvli Cihadist

19 Ekim 2015 Pazartesi

Kafa Nereye Biz Oraya

Başım ağrıyor. Neden? Neden başım ağrıyor? Bilmiyorum. Yavuz abi yazı yazmamı istedi. 3 gün önce. Son güne bıraktım. Yaşaşın tembellik. Gündem yaz dedi. Ülkenin gündemi saatlik. Dün konuşulan şey bugün yok. Gündem konusunda maymun iştahlıyız. Aslında maymun iştahlılık değil. Gündemi zaten biz belirlemiyoruz. Başkaları belirliyo. Lanet olası başkaları. Kendi gündemini kendisi belirleyen bir tek biz varız. Biz kim? Üçüncü çoğul şahıs. Milli görüşçüler. Peki bizim gündemimiz ne? Yakında 1 Kasım var. Seçimler var. Heyecan üst düzey. Mitingler vs. Sonuçlar hayırlı olur inşAllah. Hak ile batıl. Geçen yine seçimler vardı. Sonucunu beğenmediler bi daha seçim dediler. Neyse sağlık olsun. Ülke için bir daha düşünme fırsatı doğdu. Bu haklarını da doğru düzgün kullanırlar umarım. Ülkenin başı yok. Olmuyo böyle. Kafa nereye biz oraya diyemiyoruz. Kafa yok çünkü. Saçmaladım. Başım ağrıyo. Ben saçmalamıyımda kim saçmalasın. Yavuz abi kızacak. Selamlar.

Talha (@cahilheriftalha)

Hak İle Batıl

Neyin derdindeyiz? Bu soruyu kaç defa soruyorsunuz kendinize? veya hiç sordunuz mu. Ben bir defa sordum o zamandan beri kafamda hep bir ağrı oluyor. Belki sizde de oluyordur. Her neyse. Evet yazı yazmak bir ihtiyaçtır, ama saçmalamadan yazmak. İçini dökmek. İçinin kırıntılarını toparlayıp yeniden dirilmek gibi bir şeydir. Tıpkı parça hamurlardan yapılan yeni ekmekler gibi. Günümüzde etrafınıza bakıyor musunuz hiç? sokaklara. insanlara. hayvanlara. vosvoslara. veyahut kendi metaforlarınıza. İnsanız mutlaka kafaya bir şeyler takıyoruz ama ne ölçüde. Bir zulmü mü yoksa telefonumuzun eski olmasını mı? Ülkemizin geleceğini mi yoksa yarın ne giyicem diye düşünmeyi mi? Elbette ikisini de düşüneceğiz ama belli ölçülerde. Önüzümüz 1 Kasım. Hak ile Batıl yine karşı karşıya. Arkamız 7 Haziran. Ondan öncesi 30 Mart yerel seçimler. Acaba ders çıkardık mı? Acaba bu sefer Allah'ın bize verdiği aklı doğru bir şekilde kullanabilicek miyiz? Daha dün dağlıca'da askerlerimiz şehit oldu. Biri Eskişehir'den. Karşı komşumuzun oğlu. Kim yaşamak ister ki bu acıyı? Meydanlarda liderler avazları çıktığı kadar değil yerleştirdikleri hoparlörler kadar bağrıyorlar. O ona saldırıyor o ona. Ne değişiyor? O şehitleri geri getirebiliyorlar mı? biri de çıkıp diyor mu biz bitireceğiz. Elbette ki hayır. Erbakan Hocamın dediği gibi çoluk çocukla bu işler olmaz. 7 Hazirandan ders almak varken neden doğruya en yakın yanlışta ısrar ederiz? Önümüz 1 Kasım. Gerçekten çok önemli bir seçim. Ve bu yüzden iyi düşünmemiz gerek. Elle tutulan beyannamelere, ülkenin sorunlarına tabi bir çözüm getirecek insanları desteklememiz gerek. Yaşanabilir, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya için, Suriye, Irak, Libya gibi olmamak için, Kentlerden kurtulup rahatlamak için oy verirken kuklacıyı vurun. Kuklayı değil.

Necmeddin (@takkelicecoo)

16 Temmuz 2015 Perşembe

Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun

Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm
Konuya Filistin de, Suriye de vs. yaşananlardan dolayı bayramsa bayramınız bayram ola diye klişe sözlerle başlamayacağım.
Ramazan bayramının arifesindeyiz öncelikle bizi bu günlere ulaştıran rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Evet, Rabbimiz Müslümanlara zaferlere giden yolda birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirici olsun diye bayramlar vermiştir. Şimdi Müslüman coğrafyalarda yaşanan olaylar dolayısı ile hayıflanıp durmayı bayramı kendimize bayram saymamayı bırakıp kardeşlerimizin bayramını nasıl bayram havasına sokar onları nasıl zilletten kurtarırız onun düşünce ve gayretinde olmalıyız.
Bizler bu özel günlerde nasıl aile, eş ve dost muhabbetlerinde bulunuyor gezip yiyip içip güzel iftar ve bayram sofralarında oturabiliyor isek Müslüman kardeşlerimizin de bu nimetlerden faydalana bilmesi için elimizden geleni yapmalı ve onlara bayramı bayram kılmalıyız.
Velhasıl a cancağızlarım hayıflanmayı bırakıp
Mısırlı Esma
Filistinli(!) Hanzala
Ve Çeçen savaşının şehit mücahidi Mücahid Şener gibi bedenini bu kutlu davaya siper edenlerin gayretlerine sende gayretlerini ekleyip durmadan yoluna devam etmelisin.
Yaşanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya
İdealinde olanlara selam olsun her birinizin ramazan bayramı hayırlı mübarek olsun.
Selam ve dua ile…
                                                                             Mr.Cübbeli (@KUKLA_MEDYA)

9 Temmuz 2015 Perşembe

Nereye Bu Gidiş?

Bismillahirramanirrahim
Ahlaksızlığın, zinanın yağmur gibi yağdığı bir zamandan, kuru kalabilmek için çalışan iffetli insanlara  Esselemu Aleykum!
Geçtiğimiz haftalarda bu Müslüman topraklarda yine bir ahlaksızlığa imza atıldığını gördük!
LGBT  adı altındaki sapık bir grup “Onur Yürüyüşü” adını verdikleri bir yürüyüş düzenledi. Bu yürüyüşün bir tek amacı vardı ki: Cinsel sapıklık eğilimlerini meşrulaştırmaya çalışmaktı!
Dikkatimi çeken o grubun hangi toplumda yaşadıklarına bakmadan; “Şaban’la Recep’in aşkına Ramazan engel olamaz” diye aşağılık ve müptezel bir pankart taşımalarıydı.
“Sizden evvel dünyada hiç kimsenin yapmadığı iğrenç bir işi nasıl yapıyorsunuz?” diyordu Lût Aleyhisselâm onlara.
Fakat onlar bu çirkin fiilin kendi tercihleri olduğunu ve bu tercihlerine kimsenin karışma hakkının bulunmadığını düşünüyorlar, Peygamberlerine de “Biz seni el âlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?” diyorlardı. Tarih tekerrür etti. Taksim’deki bu manzarayı görünce, dedim ki; “Lût kavmi hortlamış!”.
Bu yürüyüşte dikkatimi başka bir  olay ise “bir yaşlı amcamızın balkondan lgbt bayrağı sallıyormuş gibi” gösterilmesiydi.
Önce yadırgadım, çok şaşırdım, ”nasıl olurda bu adam bu sapık gruba destek olur” diye düşünmekten kendimi alamadım -ki biraz araştırınca işin aslının öyle olmadığını gördüm!
Meğer o yaşlı Amca: 6251 sayılı kanunla bu lgbt'lilerin yolunu açan Akp’nin bayrağını sallıyormuş! Üzüldüm, Kandırılmışım(!)
Bu olaylar bize şunu gösterdi:
Gençliğimiz inançlarından, değerlerinden, tarihinden ve kimliğinden uzaklaştırılıyordu ve yarınımız elimizden alınmak isteniyordu.  Metin Yüksel gibi yaşayıp şehit olmayı şeref bilen bu nesli kurutan, bilinçaltına (güya) Osmanlıcılık dedikleri Batı yaşantısını yerleştiren sistemdi.
Sonra bu şerefli tarihimiz bize şunu hatırlattı:
Savunan Adam ''Önce ahlak ve maneviyat'' diye boşuna söylememişti.
Ve Savunan Adam çözümü de sunmuştu: “İSLAM BİRLİĞİ”
İslâm Birliği kurulmadığı, D8 Harekete geçirilmediği sürece bu ahlaksızlıklar devam edecekti. Bu aşikardı.
Ve bizler “İslam Birliği” için çalışan insanlarız. Bizim derdimiz “İslam’dır”
 Ve bizler hayatımızın hesabını Şeriat’e göre vereceğimizin farkında olan kişilerdeniz.

Bunların hesabını soracağız, bu ahlaksızlıkları unutmayız, unutursak kalbimiz kurusun!

Reisss @UgandaCbsk

7 Temmuz 2015 Salı

ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM

Bismillahirrahmanirrahim hamd alemlerin rabbi olan Allahadır.Allah katında tek din İslamdır.Günümüzde islama olan saldırılar ortadadır.Bunu dahada vahşileştiren Çin hükümeti Doğu Türkistanda müslüman Türkleri şehid etmektedir.Türlü türlü akla hayale gelmiyecek bunu bir insan evladı nasıl yapar dedirticek işgencelerle müslümanları yıldıramaya çalışmaktadır.Selam sana ey kardeşim senki Allahtan taraf olup zulümlere gögüs gerdin,senki ailen gözlerinin önünde şehid edilirken yılmadın,senki dinin inancın uğruna canını rabbine teslim ettim cennetle müjdelendin.Ama biz ama biz ki ümmet olamadık birlik beraberlik içinde olamadık senin feryadına yetişemedik bizi affedebilecekmisin ? Hakkını helal edecekmisin ? Bilmiyorum ama Rabbim seninleydi seni terketmedi sana cennetini ardına kadar açtı orda ebedi huzura erenlerden oldun bizide affet olurmu ne olur affet ümmet olamadık feryadına yetişemedik affet bizi.Sabreyle kardeşim dünya düşman olsada zafer bizden yana ne kadar ümmet olamasakta...Sabreyle kardeşim zafer senden yana zafer müslümanlardan yana bütün cihan karşında olsada sen ebediyeti kazanalardan oldun sen herşeyini bu uğurda verdin ne mutlu sana.Sen sadece Rabbine teslim oldun ona uydun ona yöneldin ne mutlu sana.Bizide affet olur mu ? Ne olur affet feryadına yankı olamadık affet bizi affet Allahım....
Yavuz SAYGIN  (@ofliiimam)

19 Haziran 2015 Cuma

Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm Bismillahirrahmanirrahîm

Hamd alemlerin rabbi olan Allah'adır. Şükürler olsun ki bizi bu güzel hareketin altında birleştiren Rabbime .Evet biz Takunyalı Abiler Derneği bismillah deyip bu kutlu yola çıktık tek bir amacımız var oda Hak Teala'nın rızasını kazanmak.Niyetlerimizi ona göre belirledik planlarımızı ona göre ayarladık yaptığımız her çalışmada emir ve yasaklarından sapmadık sapmayacağız inşAllah. Peki biz niçin kurulduk neden kurulduk ? Biz 24 Şubat 2015 te bir fikir ile ortaya atıldık.Fikir ile kalmayıp işi icraate dökünce güzel bir oluşum olarak meydana çıktık.Hedefimiz tanımadık milli görüş neferi bırakmamak ve herkesi bu oluşumun altında toplamak ve bunuda yaparken sosyal medyada haremlik selamlık oluşturmak Allah'ın emir ve yasakları anlatmak iyiliği emredip kötülükten terk eylemektir.Ayrıca yapacağımız güzel etkinlikerle islami çercevede eğlenerek bu ortamın keyfini çıkarmaktır.Projelerimiz hazır yeni döneme dair güzel aktiviteler yapmayı planlıyoruz niyetimiz halis tertemiz heyecanlı bir kadromuz var ve biz geliyoruz. Elhamdülillah biz "Sosyal Medyanın Teminatıyız" dedik ve yola çıktık Rabbim yardımcımız olsun dua bekler dua isteriz....
Selam ve dua ile Esselamun aleyküm
TAKUNYALI ABİLER DERNEĞİ GENEL BAŞKANI
YAVUZ SAYGIN (@ofliiimam)