19 Ekim 2015 Pazartesi

Hak İle Batıl

Neyin derdindeyiz? Bu soruyu kaç defa soruyorsunuz kendinize? veya hiç sordunuz mu. Ben bir defa sordum o zamandan beri kafamda hep bir ağrı oluyor. Belki sizde de oluyordur. Her neyse. Evet yazı yazmak bir ihtiyaçtır, ama saçmalamadan yazmak. İçini dökmek. İçinin kırıntılarını toparlayıp yeniden dirilmek gibi bir şeydir. Tıpkı parça hamurlardan yapılan yeni ekmekler gibi. Günümüzde etrafınıza bakıyor musunuz hiç? sokaklara. insanlara. hayvanlara. vosvoslara. veyahut kendi metaforlarınıza. İnsanız mutlaka kafaya bir şeyler takıyoruz ama ne ölçüde. Bir zulmü mü yoksa telefonumuzun eski olmasını mı? Ülkemizin geleceğini mi yoksa yarın ne giyicem diye düşünmeyi mi? Elbette ikisini de düşüneceğiz ama belli ölçülerde. Önüzümüz 1 Kasım. Hak ile Batıl yine karşı karşıya. Arkamız 7 Haziran. Ondan öncesi 30 Mart yerel seçimler. Acaba ders çıkardık mı? Acaba bu sefer Allah'ın bize verdiği aklı doğru bir şekilde kullanabilicek miyiz? Daha dün dağlıca'da askerlerimiz şehit oldu. Biri Eskişehir'den. Karşı komşumuzun oğlu. Kim yaşamak ister ki bu acıyı? Meydanlarda liderler avazları çıktığı kadar değil yerleştirdikleri hoparlörler kadar bağrıyorlar. O ona saldırıyor o ona. Ne değişiyor? O şehitleri geri getirebiliyorlar mı? biri de çıkıp diyor mu biz bitireceğiz. Elbette ki hayır. Erbakan Hocamın dediği gibi çoluk çocukla bu işler olmaz. 7 Hazirandan ders almak varken neden doğruya en yakın yanlışta ısrar ederiz? Önümüz 1 Kasım. Gerçekten çok önemli bir seçim. Ve bu yüzden iyi düşünmemiz gerek. Elle tutulan beyannamelere, ülkenin sorunlarına tabi bir çözüm getirecek insanları desteklememiz gerek. Yaşanabilir, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya için, Suriye, Irak, Libya gibi olmamak için, Kentlerden kurtulup rahatlamak için oy verirken kuklacıyı vurun. Kuklayı değil.

Necmeddin (@takkelicecoo)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder