Kaç kere sevdik, sanki peşi sıra dağlar. Kaç kere öldük ki ölüm vuslat ? Gideceğin yerlerin görebileceğin her yerin gündüzü gecesi var. Sen bir bilene sorsana bilmediğini deli dumrul gibi gezinme ortalarda. Yüreğim ağrır diye kala kaldında bir kara sevdadan dem vurursun. Buranın insanları pek bir garipleşti garipleştikçede ötekileşti. Gel gelelim meseleye tutarım kolundan da ,daha çok var ona gencim ben diye savuşturur. Ama muhabbet meclisinde muhabbeti tutuşturur. Ah ah entel ağabey, ağabeylerimiz.
Akışı bozmak istemem ama halk ozanı değilim ne yazık ki. Karşılacağım bunca insanın farkındalık bakımından çok iyi ama icraat olarak sınıfta kalan insan profilini acizane betimlemeye çalıştım. Bugün bir çok değerimiz icraat olarak raf ömürlerini doldurdukları için sembolik olma tehlikesi ile karşı karşıya. Yani anlarsanız ya dünki mücahitlerin mütahit oluşu falan. Devir değiştikçe anarsizmin bunun sağı solu olmaz her türlüsü yakıp yıkar o bile kabuklarını değiştirerek edebi bir kimliğe büründü yani bir nevi aşık atışması gibi artık. Bu anarşizim için sevinci bir durum olsa da geçmişin haklı icraatleri ile gönüllerde taht kuran hakikatin peşinden koşanların bu denli olması üzücü bir durum yani entel ağabeyliğe soyunması. Şartlar ve zaman bizi bu durumu getirsede yine aynı şartlar ve durum bizi eski halimize çevirebilme gibi bir durum söz konusu. Emperyalistler buna global dünya, büyüklerimiz ve kanaat önderleri ahir zaman diyor. Yani gelişmekte olan bir şeyin iyi sonuçlar vermesi beklenirken kötü sonuçlar vermesi muhtemel olduğu gibi ahir zaman kötü olsada sonunun bize göre değişebileceği ortada. Biz biz olalım sizde siz, meydanlar meydan kardeşler kardeş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder