Eğer bir sakınca yok ise biz gençliği imar etmek istiyoruz. Bugün her esen hafif bir rüzgarda savrulan bu gençliği himayemiz altına almak istiyoruz. Suni gündemlerden uzak tutup, ayrışma ve çeşitli etnik unsurlarla farklılaşmaması adına Halil İbrahim soframıza buyur ediyoruz. Dünyalık ne varsa geride bırakıldığı, niyetlerin halis, yüzlerde tebessüm eksik olmayan, paylaşmayı ve menfaatsizlikten uzak bir sofraya buyur ediyoruz. Herkesi bir birine denk olduğu üstünlüğün sadece ihlas ile olduğu bir dünya idealini konuşuyoruz bu sofrada. Herkesi ortak payda da nasıl buluştururuzun derdinin olduğu, itidalli olmayı kendine şiar edinerek, farklılıklarla değil benzerliklerle bir olabilmenin meselesi konuşuluyor bu sofrada. Bu sofrada sadece gerçekler ve gerçekler konuşuluyor. O yüzden televizyonun fişini çekip yüreğinin sesini dinleyenlerin aynı çorbaya kaşık salladığı bir sofra burası. Kayıp giden nesle ya böyle insanlarda var mı ? Dedirticek bu topluluk tekraren izniniz olursa bir gençliği yeniden imar etmek istiyor. Güvensizlik ortamında güven tazelemek istiyor. Algıları doğru tarafa yönlendirmek istiyor. Bunu işitip tabi olmak ve oldurtmak bizim kalbi meselelerimize kalmış bir durum. Ama böyle teslimiyetede can feda. İzniniz olursa sofrada yeriniz, çorbada tuzunuz, çayda deminiz olsun, güzel bir dünya için bir adımınız olsun. Buyrun beraber olsun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder