26 Ekim 2017 Perşembe

Karamsarlık Çukuru

Karamsarlık bu çağın en büyük sorunlarından biri olsa gerek. Yoksa ben mi çok umutvariyim bilmiyorum ama bence öyle. Öyleki yapacağımız her işin önüne bir duvar niteliğine sahip bir yapı gibi. Bakıyorumda işin en kolayı kaçma vakalarının ardında belli bir karamsarlıklar mevcut. Düşünebiliyor musunuz insan kendine bile güvenemeyebiliyor. Sanki hayat kolumuzdan bizi hep garantici olmaya sürüklüyormuş gibi. Resulullahın 2 günden fazla plan yapmamamız hususunda rivayetleri varken biz  senelerimizi bağlar halde sanki hiç ölmeyecekmiş gibi  garanti kapsamında bir takım maceraların içinde buluyoruz kendimizi çoğu zaman. Karamsarlık insanları garanticiliğe ittiği aşikar, ancak bazı temel mefumlardanda ümidi kestirdiğide görülüyor insanlar üzerinde. Müslümanları birliği yani İslam Birliğine bir ütopya hayal olarak bakılması hemde bunu müslüman bir şahsiyetin ağızından duymak hem onur açısından aşağılayıcı hemde üzücü bir durum. Yine karamsarlığın insanları özgüven açısından zor duruma soktuğu görülüyor. Bana düşmez, ya yapan biri olur, yapsam ne olacakki, ne değişecek ki ve buna benzer örnekleri içimizde yaşıyoruz hergün. Özgüven eksikliğini yine hayatımızın ve cevremizdeki insaların hayatlarını iyi yöndede değiştirememe gibi  sele kapıp götürmesini bir çok örnekle örneklendirebiliriz. Yine içe kapanma gibi bu vakalar insanı daha kötü yerlere sürükliyebilir, yılma, yarı yolda bırakma, kolay olanı tercih gibi kötü olan her şeye sebebiyet verebilir. Sosyal mesaj verme amacında değilim ama müslüman kendinden emin ve güvenilir olan kimsedir, karamsarlık fitnesinin karşısında. Dünyanın gizli sahipleri olduğunu idda eden kimselerin, maddi açıdan apacık bir şekilde ama görünmeyen,manevi açıdan da görünmesi,farkedilmesi geç algılanan parentez içinde kandırıldık vakaları yani maneviyata kasıtlı müdahaleleri bir zincir halkası gibi her yeri çepe çevre sarmış,bir domino taşı misali birbirini tetikleyen tek çıkış yolu hak olanı yapıp kurtulmak olan bu çıkmaz sokağın eşkiyalarıları bu zatlar. Temel olarakta maddi ve manevi fitneleride insanlığın üzerine her şekilde salmış vaziyetteler yüzyıllardır. Hal böyle iken tüm bunlara inat gülmek, çabalamak, gayret etmek iyilik bizden istenen ilahi bir emir. İmtihan imtihan ve son olarak yine imtihan. Akıbet ve niyet hep hayr olsun. Yaptığımız yapacağımız rabbimizin rızasını kazanmak olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder